Ünlü Alman düşünür Goethe'nin ünlü bir sözü vardır; ''Eyleme geçmiş cehaletten daha korkunç birşey yoktur''. Toplum yozlaşmasının uç sınırlarındayız. Uğur Mumcu'nun yıllar öncesinden yaptığı uyarının haklılığı bugün ortaya çıkmış durumda. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluyoruz. Cehaletin daha kötüsü olan bir durumda toplumumuz. Bunun ismi; ''Yarı Cehalet''. Toplumun her kesiminden her insanda var olan temel sıkıntımız. Herkesin her şeyi bildiğini zannetmesi durumudur bu. İnsanı yücelten şeylerin en önemlisi bilgidir. Dahada önemli olan ise bilmiyorum sözünü söyleyebilmektir. Bilgisi olmadığı bir konu hakkında fikir beyan etmek cehaletin kapılarını aralamaktır. Bu temel sıkıntımızın en büyük nedeni eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Bizim ülkemizde üniversiteler bilgi üreten, araştırmalar yapan merkezler olmaktan çok uzak bir noktada ne yazıkki. Biz ülkemizdeki öğrencileri okula adım attığı ilk andan itibaren sadece meslek sahibi olup para kazanmak hırsı ile perçinliyoruz. Mutluluğa ulaşmanın yolunu paraya ulaşmak olarak lanse ediyoruz. Oysa mutluluğa ulaşmanın yolunun bilgiye ulaşmaktan geçtiğini bir öğretebilsek çocuklarımıza, işte o zaman bu ülkede o kadar çok değişecek ki... Cemil Meriç'in söylediği gibi; Kitaplardan korkan bir toplum değil kitapsızlıktan korkan bir toplum olmalıyız. Daha çok okuyarak, daha çok araştırarak ve daha çok sorgulayarak ileriye gidebiliriz ve bu cehalet sarmalından kurtulabiliriz. Arif Nihat Asya'nın Fetih Marşı isimli şiirindeki ''Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın'' cümlesini her zaman söyleriz çocuklarımıza. Onlarında bir fatih olmasını fetihler yapmasını dileriz. Ancak Fatih'in İstanbul'u fethinden sonra şehirdeki bütün kitapları toplatıp koruma altına aldığını öğretmeyiz. Diğer taraftan ömrü boyunca hiç bir savaştan yenik çıkmamış, tarihin gördüğü en büyük askeri dehalardan birisi olan Emir Timur'un sarayında yüksek ses ile tarih okutmasını, nerede bir alim bulsa yeni bir fetih yapmış gibi sevinmesini, bulduğu bu alimleri bir bilim ve kültür merkezi haline getirmiş olduğu Semerkand'a davet etmesini hiç anlatmayız. Bunlar sadece en bilinen iki hükümdar sadece. Biz onların büyük bir hükümdar olmasını yapmış oldukları fetihlere bağlıyoruz. Asıl sebebi ise onların içlerinde olan bu bilim aşkıdır. Biz birer Timur yada Fatih gibi bir hükümdar olamayız belki ama onlar gibi ilim sahibi olabiliriz. Bunun için yapacağımız tek şey var hemen gidip bir kitap alıp okumaya başlamak. Sonuçta vaktimiz az okuyacak kitap ise bir o kadar çok. Eğer toplum olarak cehalet karanlığının kör girdabına sürüklenmek istemiyorsak kitaplardan korkan bir toplum olmayı bir an önce bırakmalıyız. Kitapları seven nice güzel insanlar olmanız dileği ile... Teşekkürler

Yorumlar
Yorum Gönder